Kâtip Çelebi kimdir ?

Şubat 1609 - Ekim 1657 tarihleri arasında yaşamış, İstanbullu bir bilim adamıdır.XVII. yy. Türk ilim dünyasının pozitif ve hür düşünceyi temsil eden en önemli simalarındandır. Tarih, coğrafya ve bibliyografya alanlarında önemli yapıtlar vermiş; İslam bilginlerinin eserlerinin yanı sıra, batılı kaynaklara da müracaat ederek, çağını anlamaya çalışmış bir aydındır. Hilmi Ziya Ülken, Kâtip Çelebi için "XVII. asır fikir tarihimizde Garba çevrilmiş düşünceyi hazırlayan sağlam realist görüşe sahip bir fikir adamımızdır" der. Kâtip Çelebi Mîzânü\'l-Hakk fi ihtiyâri\'l- Ahakk adlı eserinde; Din bilginlerinin kendi aralarındaki şiddetli tartışmalarının temelsizliğini ve zararlarını vurgulamış; karşıt düşüncelere hoş görüyle bakılmasını öğütlemiştir.


Kâtip Çelebi, hem önemli yapıtlar vermiş hem de medresenin egemenliğindeki düşünce dünyasının dışında görüşler ileri sürmüştür. Batı kaynaklarının önemine dikkati çekmesi, Latince öğrenmeye çalışması, bu dilden yapıtlar çevirmesi, Doğu kaynaklarına eleştirel bir gözle bakması, dönemine göre çok ileri adımlardır.


Üniversitemiz ismini 17. yy. Osmanlı bilim adamı olan Kâtip Çelebi’den almıştır. İzmir’in  4. Devlet Üniversitesi olarak kurulmuş olan Üniversitemizin Kâtip Çelebi'nin adını bir devlet üniversitesi ile yaşatacak olması üniversitemiz adına bir gurur kaynağıdır. Üniversite olarak bu ayrıcalığı sürdürmek adına Üniversitemiz bünyesinde “Kâtip Çelebi ve Eserlerini Araştırma Merkezi” 29.05.2013 tarih ve 28661 Sayılı Resmi Gazete ile kurulmuştur.

Kurulan Kâtip Çelebi ve Eserlerini Araştırma Merkezi'nin amaçları; Üniversitemize adını veren Kâtip Çelebi'nin tarih, coğrafya, din, sosyal kültürel ve halk bilimi alanlarındaki eserlerini, bibliyografik çalışmalarını, düşünce dünyasını, hayatını, eserlerini ve çalışmalarını araştırmak, daha önce araştırma yapan kurum ve kuruluşlarla işbirliğine yönelik bilgi ve hizmet üretmek, Kâtip Çelebi'nin anısını yaşatmak üzere, sempozyum, panel ve benzeri etkinlikler düzenlemek, yapılan tüm akademik ve bilimsel çalışmaları, eldeki her tür yazışma, bilgi, belgeyi arşivlemek, veri tabanı oluşturarak toplumun istifadesine sunmak, dönemin iklim ve ortamını objektif olarak değerlendiren çalışma ve araştırmalar yapmaktır.

Zâtü'l-Kürsü (Halkalı alet olarak bilinen ufuksal koordinat sistemi): Kökeni Helenistik döneme kadar uzanan bu alet, Osmanlılarda “zat-ül halak” olarak adlandırılır. Halkalı alet anlamına gelen zat-ül-halak, Batı'da “meteoroskop”, “armilar sfer”(halkalı küre) ya da “astrolabium armilare” (halkalı usturlab) olarak adlandırılır. Alet yerin merkezde olduğu tasavvur edilerek çizilir. Ahmed el-Kırımî tarafından çizilmiş olan ve bir kulp vasıtasıyla sabitlenmiş olan alete Zatü'l-Kürsî (Kürsülü Alet) denilmiştir. Kâtip Çelebinin Cihannümaya aldığı semayı tasvir eden bu çizim, Yeniçağ'da Doğu'da ve Batı'da çok bilinir. Bu genellikle 6 halkadan oluşan ekliptik dairesine (tutuluma) bağlı koordinat sistemidir, burçları ve dönenceleri göstermektedir. Tam merkezde dünya yer almaktadır.


Başa Dön