İKÇÜ'DEN HABERLER
daha fazlası>
  • DEVAMINI OKUYUN
    4 Gün Önce
    İKÇÜ AKADEMİK AÇILIŞINI BAKAN ELVAN YAPTI

    BAKAN ELVAN’DAN İKÇÜ’YE SOSYAL TESİS ÖDENEĞİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2017 - 2018 akademik yılı, Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan'ın katılımıyla açıldı.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi 2017-2018 Akademik Yılı açılışı Cumhuriyet Meydanındaki Atatürk anıtına çelenk konulması ile başladı. Ana Yerleşkede gerçekleştirilen resmi tören ise Rektör Prof.Dr. Mehmet Tokaç’ın ev sahipliğinde Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.

    Açılış törenine İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İKÇÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Beril Dedeoğlu, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan, Sayıştay Baş Denetçisi Fatih Yiğitbaşı, Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak, Rektör Yardımcıları, Dekanlar, akademisyenler, idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    “İKÇÜ’NÜN GURULANDIRAN TABLOSU”

    İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç yaptığı açış konuşmasında fiziki altyapı ve teknik donanımlar açısından kurulma süreci devam eden İKÇÜ’nün gururlandıran başarılara imza attığını kaydetti. Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Tüm üniversiteler arası akademik teşvik sıralamasında on dokuzuncu, Mimarlık Mühendislik Fakülteleri arası sıralamada birinci sıradayız. URAP yaptığı 2000 yılından sonra kurulan üniversitelerin akademik performans sıralamasında 77 üniversite içinde üçüncü sıradayız. YÖK’ün ilk defa başlattığı uluslararası proje desteğini aldık. TÜBİTAK destekli ampütasyon derecesine göre ayarlanabilir elektronik destekli protez el projesi, Horizon 2020 kapsamında Airbus firmasının dahil olduğu havacılık teknolojisi ile ilgili proje paydaşlığı, en küçük omurgalı balık olan nano balığın keşfi, impactı yüksek iki ayrı dergide kapak olan makalelerimiz, Kalkınma Bakanlığımız tarafından desteklenen merkez laboratuvarımız ile bölge üniversiteleri ve sanayisine hizmet vermekteyiz. “dedi.

    “ÖNEMLİ SORUNLARIMIZ DA VAR”

    Bu kadar önemli bir seviye gelirken bazı altyapı ve mali sorunlara da işaret eden Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Önemli sorunlarımızdan biri; idari personel ve hizmetli personel sorunumuz. 3000 öğrenciye hizmet verdiğimiz kadro ile şu an 12600 öğrenciye hizmet vermeye çalışıyoruz. Yasal olarak tanımlanan ve hastane tarafından ödenmesi gereken Bilimsel araştırma projeleri desteğimiz kesilmiş durumdadır. BAP bütçeleri ile finanse edilmeye çalışılan ve sağlık eğitiminde çok ciddi destek sağlayacak olan simülasyon merkezi ve sanal hastane projemiz yarım kalmıştır. Bir diğer önemli sorunumuzda Sağlık Bakanlığı ile olan ortaklaşa kullanımdan kaynaklanan sorunlarımız. Bu konuda sağlık alanında yapmak istediğimiz pek çok çalışma temel olarak hizmeti esas alan bakanlık uygulamaları ile örtüşmeyince ilerleme kaydedemiyoruz. Ortaklaşa kullanım ekonomik olarak mantıklı gibi gözükse de sahadaki uygulamaları akademik mantıkla örtüşmemektedir.” diye konuştu.

    “GİRİŞİMCİ VE İNOVATİF BİR ARAŞTIRMA SÜRECİNDEYİZ”

    İKÇÜ’nün farklılaşan girişimci ve inovatif bir araştırma sürecinde “enerji”, “biyomedikal ve özgün sağlık araştırmaları” ve “şehirleşme” olmak üzere üç alana odaklandığını,  en önemli hedeflerinden birinin de her türlü organ, doku ve hücre naklinin yapılabildiği bir dal hastanesi altında adeta insan yedek parçası üretebilecek bir biyoteknoloji mükemmeliyet merkezi kurmak olduğunu vurgulayan Rektör Prof.Dr. Tokaç, “Sosyal bilimlerimizin daha etkin hale gelebilmesi ve özellikle her yönü ile bölgesel politikalar üretebilecek düzeye ulaşması için bir Balkan Enstitüsü kurulması da hedeflenmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ısrarla vurguladığı sanayide, teknolojide, sanatta ve düşüncede yerlileşmek ve millileşmek en temel vizyonumuzdur. ”dedi.

    “GENÇLERİMİZE GÜVENİMİZ TAM”

    Mesele ülke menfaatleri olduğunda kalan her şeyi teferruat bildiklerini de belirten Rektör Prof.Dr.Tokaç, “Başta FETÖ olmak üzere her tür terör örgütü ile mücadele ana ilkemizdir. Çeşitli gerekçeler ile oluşturulmak istenen olumsuz algılardan kurtulmak için de bildiğimiz en iyi şeyi yapacağız. Çok çalışacağız. Yaklaşık 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yeni bir haykırış ile tekrar tarih sahnesine döndüğümüz bu sahnede, 15 Temmuz’da olduğu gibi zaman zaman ayağımıza pranga vurulmaya çalışılsa da, bu engelleri aşmış Türkiye halkı olarak hak ettiğimiz yeri alacağız. Bu yer alışın değerli gençlerimizin de azim ve çalışmasına bağlı olarak kısa sürede gerçekleşeceğine inanıyorum. “ şeklinde konuştu.

    Öğrenciler adına konuklara seslenen Öğrenci Konseyi Başkanı Enes Hoyladı da, üniversitede öğrencilerle ilgili bazı eksiklerin tamamlanmadığını, kampüs ortamında sosyal kültürel ortamların arttırmasını istedi.

    “İKÇÜ’DE OKUMAK AYRICALIKTIR”

    Konuşmasına Yahya Kemal'in 'kökü geçmişte olan geleceğim' sözüyle başlayan Kalkınma Bakanı Lütfü Elvan ise İKÇÜ’nün genç olmasına rağmen kökü geçmişte olan önemli ilim kuruluşlarından biri olduğunu vurguladı. Bakan Elvan, “Kâtip Çelebi sadece bilim adamı değil, coğrafyacı değil, tek başına bir üniversitedir. Eserlerini okuyanlar tek başına bir üniversiteden mezun olmaktan daha fazla birikim sahibi olurlar. Sizler büyük âlimin mirasçıları olarak adını ondan alan üniversiteden hayata hazırlanıyorsunuz. Kâtip Çelebiyi tanımak biri ayrıcalıktır. Okumak ayrıcalıktır, izinden gitmek ayrıcalıktır. " dedi.

    "SOSYAL ALANDA EKSİKLER TAMAMLANSIN"

    İKÇÜ'ye de kuruluşundan bu yana önemli destek verdiklerini belirten Bakan Elvan, "İKÇÜ'nün kuruluşundan bu yana yatırım ödenekleri önemli ölçüde arttı. 2017'de 201 milyon TL. Üniversitemizin kuruluşundan bu yana birçok yatırım projesi tamamlandı ve öğrencilerin hizmetine açıldı. Kongre merkezi, kütüphane ve derslik gibi birçok bölüm tamamlandı. Ama özellikle sosyal alana yönelik bazı eksikliklerimiz var. Bakanlık olarak destek vereceğiz. O eksikleri bir an önce tamamlayalım. Öğrencilerin hizmetine bu öğretim yılında sunalım. " diye konuştu.

    Öğrenci Konseyi Başkanı'nın sosyal tesisi isteğiyle ilgili olarak ödenek çıkartıp gerekli adımlarını hemen atılması talimatını veren Bakan Elvan, "Gençlerimize yetişmiş insan gücene milletimize güveniyoruz. Ülkemizin dört bir yanı sorun odağı var. Bir yandan terörle bir yandan coğrafyadaki gelişmelerle ilgili bir olduğumuz müddetçe bunları hepsini aşacak güçteyiz. Bilime daha fazla önem vereceğiz. Biz iş dünyamıza öğretim üyelerimize güveniyoruz. Hele hele girişimci ruhu güçlü olan öğrencilerimize güveniyoruz" dedi.


    "YÜKSEKÖĞRETİMDE OKULLAŞMA ORANI 2017'DE YÜZDE 58!E YÜKSELDİ"


    Türkiye’de bir çalışanın saatte 39 dolar ürettiğini anlatan Bakan Elvan, “OCD ülkelerinde bu rakam 51 dolar, AB ülkelerinde ise 53 dolar. İnsan gücü niteliği mutlaka artmalı. Bu konu bizim de gündemimizde ve üzerinde çalışıyoruz. İş gücü verimliliğinin gelişmiş ülkelere yakınlaşması, eğitim seviyesini ve kaliteyi arttırmaya yönelik politikalara bütüncül bakılması önem arz ediyor. Yükseköğretimden mezun olanların sayısı, dünya nüfus artış hızının üzerinde. Tam 5 katı. Üniversitelerin yükseköğretime olan yoğun talebi karşılaması dışında, topluma fayda sağlayan araştırmalar yapmak ve bu doğrultuda hizmetler üretmek, ihtiyaç duyulan insan gücü yetiştirmek, teknoloji üretmek gibi görevleri var. 10’uncu kalkınma planında yer verdiğimiz üzere, ’Nitelikli insan, güçlü toplum’ ekseninde kalkınma yaklaşımının hayata geçirilmesi, temel önceliğimizdir. Toplumun tüm ihtiyaçlarına duyarlı, ürettiği bilgiyi ürüne, teknolojiye, hizmete dönüştüren, akademik ve idari açıdan esnek, rekabetçi bir yükseköğrenim sistemine ulaşılmalıdır” diye konuştu. Son yıllarda artan üniversite sayısına dikkat çeken Bakan Elvan, “2006 yılından itibaren yaklaşık 200 devlet ve vakıf üniversitesi kuruldu. 2002’de yüzde 19 olan yükseköğretimde okullaşma oranı, 2017’de yüzde 58’e yükseldi. Üniversitelere tahsis edilen yatırım ödenekleri de arttırıldı. Reel rakamlarla 2002 yılında 2 milyar TL olan yatırım ödeneği, 2017’de 5,2 milyar TL’ye ulaştı. Yükseköğretimde kalite konusu ağırlık kazanmaya başladı. Araştırma üniversiteleri ihtisaslaşma programı hayata geçirildi. 10 araştırma üniversitesi belirlendi. Belirlenen üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün arttırılması ve güçlü araştırmacılar yetiştirerek, ülkenin kalkınmasına katkı sağlaması hedeflenmektedir.” dedi.

    "İHTİSASLAŞMAYI ÖNEMLİ HEDEF OLARAK GÖRÜYORUZ"

    Üniversitelerin önemli hedefinin bulunduğu bölgenin ekonomik, sosyal kalkınmasını sağlayan kurumlar olması gerektiğini de anlatan Bakan Elvan, "Bölgesinde ön plana çıkan sektörleri ülkemizde sayılı bir konuma yükselten kurumlar olabilir. Bölgesinde yaşanan sorunlara çözüm üreten kurumlar olabilir. İhtisaslaşmayı önemli hedef olarak görüyoruz. 2018 - 2020 orta vadeli programı açıkladık. Yurt içinde tasarrufları arttırmak, sanayide yapısal dönüşümü sağlamak, uluslararası piyasalarda rekabetçi hale gelmeyi temel önceliklerimiz haline getirdik. İş ve iş gücü arasındaki beceri uyumu da üzerinde çalışacağımız alanlardan biri. Üniversitelerin ihtisaslaşmasını, kaliteyi arttırmaya yönelik planları orta vadeli plana ekledik" dedi.

    "BEN REKTÖR OLSAM"

    Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, üniversite müfredatlarının iş dünyasının talebi doğrultusunda hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, "Ben bir üniversitenin rektörü olsam, araştırma ve geliştirme çok önemli ama üniversiteden mezun olan öğrencilerin yüzde kaçını işe yerleştirebiliyoruz? Buna bakardım" dedi.

    Zaman zaman yurt dışında çok değişik programlara katıldığını aktaran Bakan Lütfi Elvan, "25-30 yaşında çok sayıda genci görüyorum. Ne iş yaptıklarını, nereye gittiklerini sorduğumda, dünyanın dört yanına ihracat yaptıklarını görüyoruz. Girişimci ruhu bu kadar yüksek, arzulu ve ülkenin gelişmesini isteyen gençlik, başka bir ülkede olamaz. Bizler sizlerle gurur duyuyoruz. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki önemli olan kendinizi geliştirmeniz. Ben İngilizce öğrenmek için radyodan, kısa dalgadan İngilizce haber kanallarını dinlerdim ve onları teybe kaydeder, o teypten defalarca, onlarca kez dinlerdim. Ama bugün dünya sizlere açık. Her türlü bilgiye ulaşabilme imkânı var. Bir taraftan iş dünyası nitelikli insan ararken ve bulamazken, diğer taraftan da işsiz gençlerimizi görüyoruz" şeklinde konuştu.

    "Organize Sanayi Bölgesi'ni ziyaret ediyorum. En önemli sorun işçi bulamamak" diyen Bakan Elvan, "Nitelikli vasıfta eleman bulamamak. Üniversiteden mühendis olarak mezun oluyor ama maalesef mühendis olarak değerlendiremiyoruz. Bizim ihtiyacımızı giderecek vasıflarda değil. Bunu söylüyorlar. Diğer taraftan da iş arayan mühendis var. Demek ki burada problem var. İş ile iş gücü arasındaki uyumu sağlamamız lazım. Üniversitelerin müfredatı, iş dünyasının talebi doğrultusunda hazırlanmalı. Ben bir üniversitenin rektörü olsam, araştırma ve geliştirme çok önemli ama üniversitemden mezun olan öğrencilerin yüzde kaçını işe yerleştirebiliyoruz, yüzde kaçını işveren genç girişimci yapabiliyorum? Buna da bakardım. En önemli kriter de bu olurdu diye düşünüyorum" dedi.

    Konuşmaların ardından Prof. Dr. Tokaç, Bakan Elvan'a günün anısına hediyeler sundu. Ayrıca Bakan Elvan öğrencilere aşure dağıttı.

    Akademik yılı açılışı, akademik biniş giydirme töreni ve başarılı öğrencilere hediye takdimi ile devam etti. Tören sonunda, Bağlamada Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarından Hüseyin Koçak ve Erdoğan Erken, Kabak Kemanede Merih Kaya, Ritim Sazda Hakan Bayru, Gitarda Fırat ÜnPiyanoda İKÇÜ Öğretim Görevlisi Mücahit Yalçın Öztüfekçi’nin eşlik Ettiği, TRT Türk Halk Müziği Sanatçısı Muazzez Özacar’ın verdiği konser ilgiyle takip edildi.

    Doçent kadrosundan Profesör kadrosuna yükselen öğretim üyeleri

    Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinden Prof. Dr. Cem Özdoğan

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden;

     Prof. Dr. Akif Tabak

    Prof. Dr. Mehmet Bülent Uludağ

    Tıp Fakültesinden;

    Prof. Dr. Aliye Tosun

    Prof. Dr. Meltem Kuruş

    Prof. Dr. Ayşe Berna Anıl

    Prof. Dr. Yüksel Küçükzeybek

    Prof. Dr. Yusuf Cem Kaplan

    Yardımcı Doçent kadrosundan Doçent kadrosuna yükselen öğretim üyeleri

    Tıp Fakültesinden;

    Doç. Dr. Dilek Solmaz

    Doç. Dr. Mustafa Durğun

    Diş Hekimliği Fakültesinden

    Doç. Dr. Ender Akan

    Doç. Dr. Mehmet Sağlam

    Doç. Dr. Serhat Köseoğlu

    Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesinden;

    Doç.Dr. Halil Saim Parladır

    İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden;

    Doç.Dr. Neslihan Demirtaş Milz

    Yardımcı Doçent kadrosuna atanan öğretim üyeleri

    Tıp Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Kübra Erdoğan

    Diş Hekimliği Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Burçin Akan

    İslami İlimler Fakültesinden Yrd.Doç. Dr.Eyup Akşit

    Su Ürünleri Fakültesinden Yrd.Doç. Dr. Fikret Öndes

    Eczacılık Fakültesinden Yrd.Doç. Dr.  Halil Koyu

    Mühendislik Fakültesinden;

    Yrd.Doç.Dr. Barış Bıdıklı

    Yrd.Doç.Dr. Sıla Övgü Korkut Uysal

    Yrd. Doç.Dr. Umut Ceyhan

    Yrd.Doç.Dr. Volkan Kılıç

    İKÇÜ’ye bölüm bazında en yüksek puanla yerleşen öğrenciler

    Psikoloji Bölümü Öğrencisi Emre Ateş

    Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğrencisi Tugay Ersöz

    Sosyoloji Bölümü Öğrencisi Şeyma Nur Karakaya

    Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğrencisi Varlık Taş

    Medya ve İletişim Bölümü Öğrencisi Zeynep Ergin

    Tarih Bölümü Öğrencisi Mustafa Kamçı

    Felsefe Bölümü Öğrencisi Burcu Çelik

    İslami İlimler Fakültesi Öğrencisi Doğan Tosun

    Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Sümeyra Arslan

    Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Selman Aydın

    Harita Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Zeynep Bayındır

    İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayberk Gülüm

    Makine Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Utku Baran Gülhan

    Malzeme Bilimi Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayberk Kara

    Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Ayşe Tomurcuk

    Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Nazende Sargın

    Tıp Fakültesi Öğrencisi Ayşe Yüzgül

    Diş Hekimliği Fakültesi İngilizce Programı Öğrencisi Nurhayat Başka ve Türkçe Programı Öğrencisi Kutay Kerem Köktürk

    Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğrencisi, Hande Çamlıöz

    Hemşirelik Bölümü Öğrencisi, Gizem Gücü

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğrencisi Tuğba Kurum

    Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğrencisi Emirhan Aktepe

    Turizm İşletmeciliği Bölümü Öğrencisi Berkan Yılmaz

    Turizm Rehberliği Bölümü Öğrencisi Atakan Kamalı

    İşletme Bölümü Öğrencisi Olgu Serbest

    Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencisi Helin Güler

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğrencisi Arzu Ulusoy

    İktisat Bölümü Öğrencisi Çetin Zengin

    Maliye Bölümü Öğrencisi Eda İmece

    Su Ürünleri Fakültesi Öğrencisi İbrahim Halil Ablak,

    Fizyoterapi Bölümü Öğrencisi Sabire Belma Subaşı

    Ağız Diş Sağlığı Bölümü Öğrencisi Gizem Yeliz Yücel

    İlk ve Acil Yardım Bölümü Öğrencisi Ayşe Karataş

    Yaşlı Bakımı Bölümü Öğrencisi Ceyda Varol

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    5 Gün Önce
    İKÇÜ ECZACILIK FAKÜLTESİNİ GURURLANDIRAN ÖDÜL

    İKÇÜ ECZACILIK FAKÜLTESİNİ GURURLANDIRAN ÖDÜL

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi’nden gelen ödülün gururunu yaşadı.

    Akademinin 2017 Yılı Teşvik Ödülü’ne layık görülen, Dünya Eczacılık Günü’nde Ankara’da düzenlenen törenle ödülünü alan, İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Seda Nur Topkaya, sevincini fakültesiyle paylaştı.

    Elektrokimyasal biyosensörler üzerinde yurtdışında Harvard Üniversitesi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü gibi saygın üniversitelerde çalışmalar yapan Yrd. Doç.Dr. Topkaya, 10 yıldır yürüttüğü araştırmalara gelen ödülün gururunu yaşadığını söyledi.

    Dünya üzerinde en çok bilimsel araştırmaların yapıldığı alanlardan birinin biyosensörler olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç.Dr. Topkaya, çalışmalarını bu alanda yoğunlaştırdığını söyledi.

    “Biyosensörler ile hastalıklara dakikalık teşhis”

    Yakın bir süreçte biyosensörler sayesinde, en basit şekilde hastanın kendi kan değerlerini ölçebileceğini, bu değerlerin de anında hekiminin cep telefonuna ulaşabileceğini aktaran Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “ Ben de şu an tamamen elektronik temelli elektrokimyasal yöntemlerle birleştirdiğim biyosensörlere yoğunlaştım. Bu alana ilk başladığımda, hastanelerde ekonomik kitlerle yapılan analizler bir gün sürüyorsa; bunu bir dakikaya indiren sistemleri bulmaya çalışıyordum. Şimdi bunun bir üst aşamasına çıkıp çip kullanarak, hastanın kanından bir damla ile belirli hastalıkların algılanabileceği sistemlere yöneldim. Dünyayla eş zamanlı olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.” dedi.

    “Sonuçlarınız anında hekimin cep telefonunda”

    Bilim insanlarının geliştireceği biyosensörler sayesinde basit testlerin artık hastaneye gidilmeden evde yapılabileceğini söyleyen Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “ Bu çipler cep telefonuna entegre edilecek. Bir aplikasyon sayesinde de ölçtüğünüz şey, telefonunuzdan hekimin telefonuna gidecek. Hekiminiz tüm verileri günlük olarak takip edebilecek.” diye konuştu.

    “Bakanlık da altyapı çalışmalarına başladı”

    Sağlık Bakanlığının da bu alandaki sistemlerini oluşturmaya başladığına dikkat çeken Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “Burada bizlere büyük görev düşüyor. Bu süreçte bilim insanları bu sistemi kuracak, mühendisler de ara yüzü oluşturacak. Herkes ayrı ayrı alanlarında çalışmalarına çoktan başladı.” dedi.

    “Yapay doku, ilaç araştırmalarımızı kolaylaştırdı”

    Yapay doku üzerinde ilaç çalışmaları da yürüttüğünü ifade eden Yrd. Doç.Dr. Topkaya, bilim dünyasının doku mühendisliğinde önemli bir aşamaya geldiğini söyledi. Hasarlı bir organın dokularının laboratuvar ortamında yeniden oluşturulduğunu belirten Yrd. Doç.Dr. Topkaya, “Araştırmacı, çip üzerinde hasarlı bir organın dokusunu rahatlıkla oluşturabiliyor. Biz de bu çipi satın alarak bir nevi istediğiniz organın dokusuna sahip oluyoruz. Elimizde dokuyu taklit eden biyomateryalimiz oluyor. Geliştirilen ilaçları da bu doku üzerinde denemiş oluyoruz. Hem hayvanlar denek olarak araştırılmalarda kullanılmıyor hem de maliyet azaltılıyor. Etik olarak doğru bulmadığımı belirterek; bilindiği üzere ilaç çalışmalarında denek olarak hayvanlar kullanılmaktadır. Artık dünyada birçok ülkede de bu konuya yasaklar getirildi. Ama insanlar için geliştirdiğimiz ilaçları denemek de zorundayız. İşte doku mühendisliği burada devreye giriyor. Oluşturulan bu dokular üzerinden ilaç denemelerini kolaylıkla sonuçlandırabiliyoruz.” şekilde konuştu.

    “Desteğe devam”

    İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tijen Kaya Temiz ise Yrd. Doç.Dr. Topkaya’nın çalışmalarına destek olmaya devam edeceklerini belirtti. Prof.Dr. Tijen Kaya Temiz, “Yeni kurulan bir fakülte olarak öğretim üyelerimizin kazandığı başarılar bizlere gurur veriyor. Fakülte olarak bilim dünyasına katkı sunmak için çalışıyoruz. Önümüzdeki yıllar da daha başarılı yerlere geleceğimize olan inancımız tam” dedi.

    ÖDÜL HAKKINDA

    Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi tarafından 2005 yılından beri dağıtılan, eczacılık bilimleri alanında araştırma yapan veya bu alanların mensubu olan bilim insanlarının seçkin araştırma, çalışma ve hizmetlerini değerlendirmek, üstün niteliklerini onayarak kamuoyuna duyurmak ve bir teşvik unsuru olmak üzere veriliyor.
    Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi, bilimin evrensel değerleri ışığında ve etik ilkeler çerçevesinde insan ve toplum sağlığını ilgilendiren eczacılık ve ilaç ile ilişkili tüm konularda çağdaş eğitim ve araştırma faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesini sağlamak, toplum sağlığının ilaçla kesiştiği her noktada toplum sağlığı için etkili politikalar geliştirmek, Türkiye’de ilaç ve eczacılık alanında yeni ufuklar açmak ve özellikle ilaç AR-GE faaliyetleri bağlamında bunları uygulamaya sokabilmek amacıyla faaliyet gösteriyor.

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    5 Gün Önce
    İKÇÜ’lü akademisyenden protez el başarısı

    Dünya protez pazarına bir Türk İmzası

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın İşler, dünyada ABD ve İngiltere çıkışlı patentli protez el pazarına, ‘yüzde yüz yerli el protez’ tasarımını sunmaya hazırlanıyor. 

     Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu'nun (TÜBİTAK) desteğini alan protez el, dünyada bir ilke imza atarak İngiltere ve ABD firmalarının yer aldığı pazara bir Türk Firması olarak girmiş olacak.

    "Ampütasyon Derecesine Göre Ayarlanabilir Elektronik Kontrollü Protez El Tasarımı" başlıklı projesi, TÜBİTAK’ın 1512 Girişimcilik Aşamalı Destek (BIGG) Programı kapsamında 140 bin TL bütçe ile desteklenmeye hak kazanan Yrd. Doç. Dr. İşler, Ege Üniversitesi Teknokent’i içerisinde, İSLERYA Medikal ve Bilişim Teknolojileri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi üzerinden çalışmalarına başladı. 

    İKÇÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yalçın İşler, 2013 yılından bu yana üzerinde çalıştığı, piyasada bulunan ürünlere nazaran daha düşük maliyetli, kişinin organ kaybı durumuna göre ayarlanabilen protez eli, 2018 yılının ilk yarısında piyasaya çıkabilecek teknik donanıma hazır hale getireceğini söyledi.  "Dünyada patentli protez el olarak satılan üç ürün var. Bu üç ürünün yanına yüzde yüz yerli fikir ile patentleyebileceğimiz bir ürün ortaya koyduk. " diyen Yrd. Doç. Dr. İşler, 2019 itibariyle bu protezi piyasaya sürmeyi planladığının müjdesini verdi. 

    “Senede yüz bin protez el ihtiyacı”

    Türkiye'deki senelik protez el ihtiyacının yüz binlerin üzerinde olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. İşler, dar gelirli vatandaşların, maddi imkânsızlıklar yüzünden fonksiyonelliği yetersiz olan alt teknolojideki ürünleri kullanmak zorunda kaldığını söyledi. 

    Yrd. Doç. Dr. İşler, "Sadece gazi vatandaşlarımızın ihtiyacının yüzde yüz oranda ödemesi yapılıyor. İş kazası veya hastalık sebebiyle elini kaybeden vatandaşlarımızın belli miktarda ödemesi yapılıyor. SGK'nın ödediği bir destek üst sınırı var. Bu hastalar, daha çok alt teknolojideki protez elleri alabiliyor. Bu ürünlerin piyasa fiyatı 150-160 bin TL'ye kadar çıkmakta. Dolayısıyla ihtiyaç sahibi vatandaşımız, 100 bin TL gibi ek bir ödemeyle üst teknoloji bir proteze sahip olabiliyor. Biz ürünümüzü SGK'nın ödeme limitlerinin altında kalacağı ama kaliteden ödün vermeden orta segmentte, üst kalitede bir ürün olarak tasarlıyoruz. " dedi. 

    “Proteze ödenen milyonlarca dolar ülkemizde kalacak”

    Yerli üretim sayesinde milyonlarca dolar ithalatın önüne geçileceğini de vurgulayan Yrd. Doç. Dr. İşler, " Üretimin tamamı Türkiye'de yapılacak. Tabii bazı parçalarını yurt dışından temin edeceğiz. Tasarladığımız el işlevsellik anlamında üst segmentte yer alan bir ürün olacak. Parçaların arızası söz konusu olduğunda da bazı parçalar 3D Teknolojisiyle evde basılabilir bir kolaylıkta olacak. Ülkemizde 3D yazıcıların yaygınlaşmasıyla markette bile parçası çoğaltılabilecek. Bu da yurt dışına parça gönderilip bekleme aşamasını da engelleyecek. Öte yandan 10 yılda parça arızalarına ödenen para ürünün kendine ödenen miktar kadar olabilmektedir. " şeklinde konuştu. 

    “Gündelik hayatı kolaylaştıran bir protez”

    Ürünle ilgili üretim bandı kurulması halinde T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5 milyon TL, KOSGEB'in de 800 bin TL'ye kadar hibe destekleri sağladığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. İşler, protez elin işlevselliği hakkında bilgi de verdi. Yabancı üretim protez bir elin, 90 kg'lık bir ağırlığı kaldırabildiğini ancak böyle üst teknolojiye çıkmanın kişi için bir fonksiyonelliğinin olmadığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. İşler, "10 kg'lık bir ağırlığın kaldırılması bile gündelik hayatta kişinin hayatını kolaylaştırması için fazlasıyla yeterlidir. Bizim ürünümüzün bu işlevsellikte olacak. " dedi. 

    “İstihdama da katkı”

    Prototipin üretilmesinin hemen ardından oluşturulacak üretim bandı ile ilk etapta yıllık bin adet üretim kapasitesine ulaşma hedefinde olduklarını belirten Yrd. Doç. Dr. İşler, "Bu rakam da üretim tesisinde onlarca kişinin istihdamı demek. Ulusal pazarda önemli oranda söz sahibi olan bir Türk Firması da destek olacaklarını söyledi. Projeye özgü ekipmanlar ve proje çalışanlarının maaşları TÜBİTAK tarafından destekleniyor. Aslında bir bakıma mali riskin büyük kısmı TÜBİTAK tarafından üstlenilmiş oluyor. Proje kapsamında desteklenmeyen bazı gider kalemlerini ise İSLERYA Medikal ve Bilişim Teknolojileri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi öz sermayesi ile karşılamayı hedefliyorum. Hayallerimizde dünya pazarında söz sahibi olabileceğimiz satış rakamlarına ve pazar payına sahip olabilmek. Eski Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Galip Akhan'ın teşvikleriyle projelerimize başlamıştık. Bu anlamda kendisine, ilgisi ve desteği için yeni Rektörümüz Prof.Dr.Mehmet Tokaç’a ve üniversitemize minnet borçluyuz. " dedi. 

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    6 Gün Önce
    İKÇÜ İLK 3’E GİRMEYİ BAŞARDI

    İKÇÜ İLK 3’E GİRMEYİ BAŞARDI

    2009 yılında kurulan, 2010 yılından bu yana ise sadece Türk üniversitelerini değil, Dünya üniversitelerini akademik performans açısından değerlendiren University Ranking by Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarı, 2000 yılından sonra kurulan üniversiteleri, akademik başarılarını esas alarak sıraladı. 2010 yılında İzmir’in 4. devlet üniversitesi olarak kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, bu tabloda 74 üniversiteyi geride bırakarak, 3. sıraya yerleşti. URAP 2017-2018 Türkiye sıralamasında, Clarivate Analytics/InCites ile YÖK’ün yayınladığı veriler kullanıldı. Sıralama sisteminin temel hedefi; üniversitelerin akademik performanslarını, diğer üniversitelerle karşılaştırabilmelerine yardımcı olmak.

    URAP Türkiye 2017-2018 sıralamasında bu yıl, etki değeri yüksek olan dergilerdeki makaleler (üst %75’lik dilim) sıralamaya dahil edildi. Böylece ilgili alanlarda etkinlikleri bakımından önde gelen dergilerde yapılan yayınlara odaklanılarak sıralamada yayın kalitesinin öne çıkarılması hedeflendi. Beş yıllık toplam doküman göstergesinde ise daha önceki sıralamalarda olduğu gibi, her üniversitenin tüm makale ve tüm diğer dokümanları değerlendirmeye dahil edildi.

    http://tr.urapcenter.org/2017/2017_t2.php

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    18 Gün Önce
    REKTÖR TOKAÇ’TAN ÖĞRENCİLERE AŞURE İKRAMI

    REKTÖR TOKAÇ’TAN ÖĞRENCİLERE AŞURE İKRAMI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, geleneksel hale getirdiği aşure ikramını bu yıl da sürdürdü.

    Bolluk, bereket, hoşgörü, paylaşım ve şükran nişanesi olan aşure günü nedeniyle kampüste aşure ikramı gerçekleştirildi.

    Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından organize edilen aşure ikramına, Rektör Prof. Dr. Mehmet Tokaç, Genel Sekreter V. Nurettin Memur, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    Öğrencilere kepçe ile dev kazandan aşure ikram eden Rektör Prof.Dr. Tokaç, "Aşure bizim için sadece bir tatlı değil, verdiği önemli mesajlar vardır.” dedi. Prof.Dr. Tokaç, bu tür etkinliklerin birlik ve beraberliğin güçlendirilmesinde önemli bir yeri olduğuna dikkat çekti.

    Prof.Dr. Tokaç,  “Aşure, birliktir, beraberliktir, yardımlaşmaktır. Farklılıkların ortak fayda ve amaç için bir araya geldiğinde, büyük başarıların elde edilmesinin mümkün olmasıdır. Aşure, bunun sembolüdür. İKÇÜ olarak sadece eğitim veren üniversite değiliz. Aynı zamanda sosyalleşmeye, kültürel değerlerimizin gelecek kuşaklara aktarımına da önem veriyoruz. Amacımız, burada aramızdaki sevgi, dostluk, kardeşlik bağlarını güçlendirmek ve pekiştirmektir. Muharrem ayı münasebetiyle dağıttığımız aşurenin hayırlara vesile olmasını diliyorum. " şeklinde konuştu.

     

     

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    22 Gün Önce
    “İKÇÜ’YE HOŞ GELDİNİZ”

    “İKÇÜ’YE HOŞ GELDİNİZ”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca düzenlenen 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı Oryantasyon Programı tamamlandı.

    Yeni kayıt yaptıran öğrencilerin akademik ve sosyal hayata kolay uyum sağlamaları için kampüs hayatı, sportif faaliyetler, öğrenci toplulukları, psikolojik danışma ve rehberlik imkânları, ders programları, spor tesisleri, ERASMUS ve MEVLANA gibi değişim programları, ulaşım, yemek, kafeterya, kütüphane, yönetmelikler, yönergeler ve genel kurallar hakkında daire başkanlıkları ve şube müdürlükleri tarafından sunumlar yapıldı.

    İKÇÜ Müzik Topluluğu ve Salon Dansları Topluluğu öğrencilerinin sunduğu müzik ve dans gösterileriyle coşan gençler hem eğlendi hem de üniversite hayatına dair önemli bilgiler edindi.

    Öğrencilerin yoğun olarak katılım gösterdiği ve iki gün süren Oryantasyon Programını, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, SKS Daire Başkanı Akif Savaş, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Kaya, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can,  Spor Birimi Şube Müdürü Yasin Demirel,  Beslenme Hizmetleri ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimleri Şube Müdürü Servet Kankaya takip etti.

    “Sorumluluğunuz büyük”

    Etkin ve verimli bir eğitim ve öğretim yılı temennisiyle İKÇÜ’nün yeni üyelerine seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, çok çetin bir rekabet ortamından başarıyla geçerek üniversite öğrencisi olan gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.

    Prof. Dr. Gökçe, “Sizlerin bu aşamadan sonraki sorumluluğunuz daha büyük. Bu sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değil. Öğrenim göreceğiniz bölümün diplomasını alarak, meslek edinmekten ibaret bir sorumluluk da değil. Üzerinizde büyük emekleri olan ailelerinize, milletimize, devletimize, tarihi coğrafyamızın belirlediği gönül coğrafyamıza ve tüm insanlığa karşı daha büyük bir sorumluluk üstlenmiş bulunuyorsunuz. Hissettiğinizden emin olduğum bu sorumluluğun gereğini yerine getireceğinize olan güvenimiz tamdır.” diye konuştu.

    “Akademik danışmanlarınızın tecrübelerinden yararlanın” 

     “Hepiniz artık İKÇÜ’nün birer ferdisiniz” diyen Prof. Dr. Gökçe, gençlerden üniversitede aldıkları eğitimin yanında sosyal ve kültürel alanlarda da kendilerini geliştirmelerini istedi. Prof. Dr. Gökçe, “ Sosyal programlarda geçireceğiniz zaman zarfında, İKÇÜ’nün sağladığı üniversite ikliminde yetişerek; donanımlı, genç, dinamik ve heyecanlı bireyler olarak iş hayatına atılacaksınız. Sizden sonraki kuşaklara da birer rol model olacaksınız. Eğitim hayatınız boyunca sizlere rehberlik edecek olan akademik danışmanlarınızı zorlayınız. Onların tecrübelerinden yararlanınız. Onlara daha fazla danışınız. Kariyer planlamalarınızı onlarla birlikte yürütünüz. Her birinizin aynı zamanda girişimci bir ruhla mezun olmanızı istiyoruz. Mezuniyet sonrasında sadece iş arayan değil istihdam sağlayan genç girişimciler olmanızı arzuluyoruz” dedi.

    “Kâtip Çelebi’yi örnek alın”

    İKÇÜ’nün adını aldığı dünyaca ünlü bilim insanı Kâtip Çelebi’ye de vurgu yapan Prof. Dr.Gökçe, “Üniversitemizin adını aldığı Kâtip Çelebi, kısa ömrüne sığdırdığı eserlerle  ünü dünyaya taşan değerli bilim insanı Kâtip Çelebi’ nasıl ki; 17 yüzyıldan 21. yüzyıla yayılan bir ışık saçıyorsa, adı bir üniversitede yaşatılıyorsa; sizler de bu üniversitesinin adını taşıyan gençler olarak;  O’nun gibi sadece bu yüzyılda değil sonraki yüzyıllarda da anılacak kadar önemli araştırmalara imza atabilirsiniz” diye konuştu.

    “Sizler bizim renklerimizsiniz”

    Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Akif Savaş da üniversite hayatının eğitimin yanında sosyal ve kültürel gelişim anlamında gençlere önemli bilgiler kattığını söyledi. Savaş, “Çok yönlü bireyler yetiştirmenin amaçlandığı üniversitemizde kültür, spor ve sanat etkinliklerine de ağırlık verilmektedir. Düzenlenen her etkinlik, üniversite hayatının renkleridir. Sizler de bu renklerin birer parçası olacaksınız. Hepinizden gerçekleştirilen etkinliklere katkıda bulunmanızı istiyoruz. Çünkü bu üniversite sizin. Katılımcı olduğunuz her konferans, söyleşi, konser, topluluk, spor kulübü yine sizlerin sosyo-kültürel hayatına geri dönecektir. İlme, bilime, araştırmaya, incelemeye talip olun.  Aydınlık geleceğin iyi bir donanıma sahip olmaktan geçtiğini, dolayısıyla bu mekânları ve zamanları fırsat bilip en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğini unutmayınız.” şeklinde konuştu.

    Oryantasyon Programı, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Kaya, Kültür Birimi Şube Müdürü Fatih Can,  Spor Birimi Şube Müdürü Yasin Demirel,  Beslenme Hizmetleri ile Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik birimleri Şube Müdürü Servet Kankaya ile Bilgi İşlem Daire Başkanlığı, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi, Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü, Dış İlişkiler Koordinatörlüğü’nden gelen akademisyenler ve idari personeller tarafından verilen eğitimlerle devam etti.

    Öğrenci Toplulukları başkanları ise geçtiğimiz dönemlerde yaptıkları faaliyetleri özetlerken; İKÇÜ’ye yeni katılan öğrencileri topluluklarda faal olmaya çağırdı. İKÇÜ Fuaye Alanında kurulan öğrenci topluluklarına ait stantları gezen öğrenciler, her topluluğun üyesinden merak ettikleri konular hakkında bilgi edinme şansı elde etti.

     

  • DEVAMINI OKUYUN
    25 Gün Önce
    “KAPALI YÖNTEM”E USTALAR AÇIKLIK GETİRDİ

    “KAPALI YÖNTEM”E USTALAR AÇIKLIK GETİRDİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde bundan bir yıl önce kapalı (laparoskopik) yöntemle ameliyatları başlatan Doç. Dr. Yiğit Akın ve ekibi, bu kez genç meslektaşlarını yetiştirmek için kolları sıvadı. Çiğli Ana Yerleşkede düzenlenen “Temel Ürolojik Laparoskopi ve Üro-Teknoloji Eğitim Kursu”nda farklı hastanelerde asistanlık ve uzmanlık yapan hekimler, işi ustalarından öğrenme fırsatı buldu. Genç hekimlere önce kapalı yöntemle ameliyatın artılarını anlatan ekip, daha sonra tıbbi cihazlar üzerinde pratik yaptırdı. Kurs başkanlığını İKÇÜ Üroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Yılmaz’ın üstlendiği eğitim programının açılışına, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Mehmet Tokaç da katıldı. Farklı hastanelerden alanında uzman hekimlerin bilgilerini paylaştığı kurs, genç hekimler tarafından ilgiyle takip edildi.

    BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK

    Kurs Koordinatörü Doç. Dr. Yiğit Akın, gerçekleştirilen eğitimin, İKÇÜ ve Üroloji Ana Bilim Dalı için bir ilk niteliğinde olduğunu, son zamanlarda çok revaçta olan, doktorların öğrenmek için yurt dışına gidip ciddi bedeller ödedikleri laparoskopik ürolojik ameliyatların ilk basamağının, burada genç hekimlere öğretildiğini söyledi. Meslektaşlarının bu yöntemi özümsemeleri için öncelikle laparoskopik yöntemin teorik olarak avantajlarını iyi bilmeleri gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Akın, kısa dönemli kurslara katılmalarının ve bu cerrahi yöntemi sayıca fazla uygulayan merkezlerde canlı ameliyatları izlemelerinin faydalı olacağını sözlerine ekledi.

     

    “AZ KANAMA, AZ AĞRI”

    Kapalı yöntemle ameliyatın klasik yöntemle operasyona göre çok daha avantajlı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Yiğit Akın, hem kanamanın, hem de ağrının bu yöntem sayesinde yüksek oranda azaltıldığını ifade etti. Vücut bütünlüğüne en az derecede zarar vermesi açısından da artıları olan yöntem, günlük hayata hızlı dönüşü sağladığı gibi, geride iz bırakmadığı için kozmetik olarak da tercih sebebi. Ancak bu yöntemin kullanılamadığı durumlar da var. İleri derecede kalp hastalıkları, ileri derecede solunum yetmezliği, karın zarı iltihapları, karındaki kitlenin 10-15 cm çaptan büyük olması, damarsal dolaşım bozuklukları, bilinen kan pıhtılaşmasına ileri derecede yatkınlıklar, laparoskopik yöntemin uygulanmasına engel teşkil edebiliyor. Tüm bu olumsuz durumların dışında kapalı yöntem, cerrahların günlük pratiğinde önemli bir yere sahip. Böbrek kanserlerinde, çalışmayan böbreklerin alınmasında, böbrek çıkış darlığında, böbrek üstü bezi (adrenal bez) operasyonlarında, prostat kanserinde ve idrar yolu taş hastalıklarında kapalı yöntem, hem hekimlerin, hem de hastaların yüzünü güldürüyor.

     

     

     

  • İKÇÜ’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    İKÇÜ’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    2010 yılında kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin kurucu Rektörü Prof. Dr. Galip AKHAN, görevi İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ’a devretti. Geçtiğimiz günlerde Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na (YÖK) istifasını veren Prof. Dr. AKHAN’ın yerine, Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ vekâleten görevlendirildi.  Üniversitenin kurulduğu tarihten itibaren Rektörlük görevini yürüten Prof. Dr. AKHAN görevini, senato üyeleri, rektör yardımcıları, danışmanları ve dekanların katıldığı bir törenle, meslektaşı Prof. Dr. TOKAÇ’a devretti.

    “BU ÜNİVERSİTENİN SAHİBİ BURADA ÇALIŞANLAR”

    Prof. Dr. AKHAN devir teslim töreninde şu ifadelere yer verdi; “Yedi yıl içinde hep beraber güzel işler yaptık. Sıradan bir üniversite olmasın, farklı bir üniversite olsun istedim. Nitelikli bir üniversite olsun diye çalıştık hep beraber. Şu an orta büyüklükte bir üniversite haline geldik; 850 öğretim üyemiz var, 13 fakültenin dokuzu aktif olarak çalışıyor, başarı notlarımız çok iyi, Kalite Denetleme Kurulu’ndan başarıyla geçtik, akademik performansta Türkiye’nin 19. sırasındayız, öğrenci anketlerinde çok iyi bir yerdeyiz. Buraya gelmek hepimizin gayreti ile oldu. Bu üniversitenin sahibi burada çalışanlar. Bugüne kadar iyi bir mesafe aldığımıza inanıyorum. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Bu bir nöbet değişimi, ben bu nöbeti sevdiğim saydığım bir arkadaşım Mehmet Hoca’ma devrediyorum. Öğretim üyesi olarak çalışmalarıma devam edeceğim. İnşallah bundan sonra da bu üniversitede, emeğim, katkım olacaktır.”

    “YOL GÖSTERİCİMİZ OLACAK”

    Kurucu Rektör Prof. Dr. AKHAN’dan görevi devralan Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ ise “Bu üniversitenin her gram toprağında alın teri olan Galip Hoca’mız bizimle beraber ve biz birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Hocamız her zaman bizim yol göstericimiz olacak. Bir adım daha ileri götürebilirsek ne mutlu bize. Hocamıza bundan sonraki yaşamında da başarılar diliyoruz. Hocamız bizim her zaman hocamızdır.” dedi.  

     

    Prof. Dr. Mehmet TOKAÇ kimdir?

    23 Mayıs 1960 tarihinde İzmir’de doğdu. 1977-1982 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji  Bölümü, 1982-1988 yılları arasında Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1993-1997 yılları arasında  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalında Tıpta Uzmanlık eğitimini tamamladı. 1999 yılında  Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Yardımcı Doçent olarak atandı. 2004 yılında aynı  üniversitede Doçentlik kadrosuna atanan Mehmet TOKAÇ, 2010 yılında Profesör oldu.

    2012 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Profesör olarak atandı.  2014 yılında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalına Profesör olarak atandı. 5  Mayıs 2017 tarihinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı olarak atandı.

     

  • İKÇÜ’den huzur dolu bayram temennisi

    İKÇÜ’den huzur dolu bayram temennisi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Ailesi, yaklaşan Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma töreninde bir araya geldi. 10 günlük bayram tatili nedeniyle erken gerçekleştirilen tören, Rektörlük Makamında yapıldı.

    Rektör Prof.Dr. Galip Akhan’ın ev sahipliğini yaptığı bayramlaşmada, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. İbrahim Kocabaş, Prof.Dr. Turan Gökçe, Dekanlar, Genel Sekreter Nurettin Memur, çalışanların tek tek elini sıkarak bayramlarını kutladı. 

    Fakültelerden gelen akademisyenler ve idari personeller de birlik ve beraberlik temennisiyle bayramlaştı.

    Huzur dolu bir bayram…

    Bayramların kardeşliğin, dostluğun, iyiliğin merhametin tazelendiği günler olduğunu ifade eden Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, “Ülkemizin içinde bulunduğu durumda, birlik ve beraberlik duygularına sımsıkı sarılarak daha güçlü bir bayram geçirmeliyiz.

    Üniversitemizde görev yapan tüm akademik ve idari personelimizin, değerli ailelerinin, sevgili öğrencilerimiz ile değerli ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutlarız. Sevinçte olduğu gibi üzüntüde de yekvücut olduğumuz bu günlerde, milletimizin birlik ve beraberliği uğrunda eşsiz fedakârlıklarda bulunan aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyoruz. İKÇÜ Ailesi olarak bayramın insanlığa barış, kardeşlik ve huzur getirmesi temennisini paylaşıyoruz.” şeklinde konuştu.

     

  • “İKÇÜ’DEN TERCİHLERDE  YÜZDE 100'LÜK BAŞARI”

    İZMİR BİRİNCİSİ, TÜRKİYE ALTINCISI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, ÖSYM tarafından ilan edilen 2017 ÖSYS sonuçları, kontenjan ve yerleşen öğrencilere ait sayısal bilgiler tablosuna göre doluluk oranı bakımından İzmir birincisi oldu. İzmir´in yeni nesil devlet üniversitesi İKÇÜ, Türkiye genelindeki üniversiteler arasındaki kontenjan doluluk oranı sıralamasında ise altıncı sırada yer alarak önemli bir başarıya daha imza attı.

    “Yüzde yüz doluluk oranı”

    İKÇÜ kontenjanlara göre yerleşen öğrenci sayılarında yüzde yüz doluluk oranını yakaladı. Ulusal ve uluslararası akademik başarılarıyla dikkat çeken İKÇÜ, üniversiteli olmak isteyen gençlerin gözdesi olduğunu 2017 ÖSYS sonuçları ile bir kez daha tescilledi. Buna göre 31 lisans, 4 ön lisans, toplam 35 programda, okul birincileri kontenjanları da dâhil olmak üzere 2043 öğrenci İKÇÜ’ye yerleşti.

    “Bu gurur hepimizin”

    Yedinci yılında, Türkiye’nin saygın üniversiteleri arasında yer alan İKÇÜ adına açıklama yapan Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, bu gururu yaşamalarına vesile olan öğrencilere teşekkürlerini iletti.  İKÇÜ’nün uluslararası standartlarda, öğrenci odaklı eğitim felsefesiyle kısa zamanda başarılı bir yol katettiğini kaydeden Rektör Prof.Dr. Akhan, “ “Bu gururu bizlere yaşatan yeni öğrencilerimize ve bu başarıda katkısı bulunan mevcut öğrencilerimiz ile akademik, idari tüm kadromuza teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çok çalışmak başarının anahtarıdır. Gençlerimiz çok çalışarak üniversiteli oldular. İKÇÜ ailesi olarak bizler de çok çalışarak emeklerimizin karşılığını görmekten oldukça mutluyuz.” Dedi.

    “Aramıza hoş geldiniz”

    Genç İKÇÜ’lülere üniversite hayatlarında başarılar dileyen Prof.Dr. Akhan, İKÇÜ’nün genç bir aile olduğunu, bu aileye her yıl başarılı genç beyinleri katmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

  • İKÇÜ TANITIM GÜNLERİ BAŞLADI

    “TERCİHİNİZ İKÇÜ OLSUN”

    Öğrencilerinin uluslararası standartlarda eğitim almasını sağlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, üniversite hayallerini gerçekleştirmek isteyen gençleri, başlayan ’Tanıtım Günleri’ ile kampüste ağırlıyor.

    Kampüse gelen öğrenciler, hazırlanan tanıtım masalarında bulunan öğretim elemanlarının rehberliğinde, İKÇÜ hakkında merak ettiği tüm sorulara yanıt buluyor.

    Tanıtım günleri hakkında bilgi veren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, gençlere böyle bir imkânı sağlamaktan mutluluk duyduklarını söyleyerek; 26 Temmuz 2017 tarihine kadar hafta içi her gün açık olacak alana, İKÇÜ’yü merak eden tüm aday öğrencileri beklediklerini belirtti.

    “35 bölüme 2331 yeni öğrenci”

    İKÇÜ hakkında güncel bilgiler de veren Rektör Prof.Dr. Akhan, 13 fakülte, 3 enstitü, 1 yüksekokul, 2 meslek yüksekokulu bünyesinde bulunan 35 bölüme, 2331 öğrenciyi kabul edeceklerini söyledi. Dünya çapında saygın akademisyenlerin İKÇÜ bünyesinde yer aldığını vurgulayan Prof.Dr. Akhan, “73’ü profesör,92’si doçent, 228’i yardımcı doçent olmak üzere toplam 854 akademik personelimiz İKÇÜ’de görev yapıyor. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayımız 12’dir. 77 ülke ile öğrenci değişimi anlaşmamız bulunmaktadır. 104 laboratuvarımızda öğrencilerimize bilimsel bilgiyi uygulamalı olarak aktarıyoruz. İKÇÜ yeni kurulmuş olmanın avantajıyla, eğitim süreçlerinde öğrencilerin aktif biçimde rol almalarını sağlayacak bir altyapı tesis etmektedir.” dedi.

    “Öğrencilerin memnun olduğu üniversite”

    İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana gösterdiği ivmeyi yükselttiğine işaret eden Prof.Dr. Akhan,  ‘Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’ anketinde, “Öğrenim Deneyimi Tatminkârları”, “Akademik Destek ve İlgi”, “Kişisel Gelişim ve Kariyer Desteği” sıralamalarında ilk onda yer aldıklarını, devlet üniversitelerinin memnuniyet sıralamasında ise öğrencilerden A+ puanı alarak 11. sıraya yükseldiklerini hatırlattı.

    “Yapmak istediğiniz mesleği yazın”

    Aday öğrencilere tercih dönemiyle ilgili tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Akhan, öğrencilerin puana göre bölüm yerine, yeteneklerine göre meslek tercih etmelerini istedi. Prof. Dr. Akhan, “Seçmeyi düşündüğünüz mesleğin sizin ilgi ve yeteneklerinizle ne denli örtüşeceği sizin mesleki ve kişisel gelişiminize ne kadar katkı sağlayacağı önemlidir. Öğrenciler için esas önemli olan ne okumak istedikleri olmalıdır. O nedenle gelecekte yapmak istedikleri meslek sırası göz önünde bulundurularak yapılan tercih, gençleri gelecekte başarılı bireyler yapar.” diye konuştu.

    “Öğrenci meslek seçiminde özgür bırakılmalı.”

    Ebeveyn desteğinin de oldukça önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Akhan, “Bir ömür boyu o meslekle birlikte yaşayacak olan gencin kendisidir. O yüzden öğrenci meslek seçiminde özgür bırakılmalı. Aileler; başarılı, mutlu ve idealini kurdukları hayatı yakalayan evlatlar istiyorlarsa, onları bu dönemde serbest bırakmalıdır" dedi.

  • "Darbe Teşebbüsünden Tam Bağımsızlığa 15 Temmuz”

    "Darbe Teşebbüsünden Tam Bağımsızlığa 15 Temmuz

    T.C Çiğli Kaymakamlığı ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü çerçevesinde "Darbe Teşebbüsünden Tam Bağımsızlığa 15 Temmuz” başlığında bir panel düzenledi.

    İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Konferans Salonunda düzenlenen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan ile Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak’ın himayesinde gerçekleştirilen 15 Temmuz'u tüm yönleriyle ele alan panel sinevizyon gösterisi ile başladı.

    Paneli, İzmir Vali Yardımcısı Cemil Özgür Öneği, Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan, Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığı Destek Grup Komutanı Albay Salih Zeki Pater, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Doğan Hüner,  başta olmak üzere protokol üyeleri, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda konuk takip etti.

    “15 Temmuz asrın ihanet gecesidir.”

    Panelin açış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, uluslararası şer güçlerin maşası olan hain FETÖ / PDY’nin darbe girişimini,  Yunus Emre’den, Mevlana’dan, Hacı Bektaş’tan, Hacı Bayram Veli’den, Pir Sultan Abdal’dan, Koca Sinan’dan beslenen bu toprakların evlatlarının bozduğunu vurguladı. Prof.Dr. Akhan, “ 15 Temmuz Türk devletini topyekûn çökertip, Türkiye'yi bir iç savaşa mahkûm ederek, teslim alma girişimidir! 15 Temmuz asrın ihanet gecesidir. 15 Temmuz gecesi, ülkemizin küresel bir saldırı ile karşı karşıya kaldığı kara bir gecedir!  15 Temmuz gecesinde başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tavrı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanan milletvekillerinin partiler üstü mutabakatı, bu kurumlara meşruiyetini veren Türk milletinin sabaha kadar süren direnişi, darbe girişiminin başarısızlığa uğratılmasının temel, belki de yegâne nedeniydi. Sokaklarda, meydanlarda gücü zulme alet edenlerin karşısına bir bayrak gibi dikilen şanlı vatanımızın evlatları, hain namluların ucunda gençliğini bıraktı, bazıları arkasında gözü yaşlı ana, mağrur bir eş, bir baba ve bir çocuk bıraktı.  Hepsine minnettarız. İKÇÜ camiası olarak; bu yüce milletin mensubu olmanın gururunu yaşıyoruz.” dedi.

    “Milletimi bölemeyeceksiniz.”

    Çiğli Kaymakamı Kaya Çıtak ise ordunun, yargının, emniyetin, devletin kritik kadrolarına sızarak ülkemizi geçirmek isteyen FETÖ / PDY’nin hain planlarını, yüce Türk Milletinin destan yazarak bozduğunu söyledi. Kaymakam Çıtak, “15 Temmuz, hakkı, hukuku, adaleti yok ederek Türk Milletini yıkma, demokratik düzeni yok etme girişimi, Türk milletini talan etme teşebbüsüdür. Bir Sarıkamış, bir Çanakkale Destanı’nı yazalı daha bir asır olmadı. Bu millet ne Sakarya’yı ne Dumlupınar’ı unutmadı. Daha yüreğimizin sızısı dinmedi. Analarımızın gözyaşları kurumadı. FETÖ ve arkasındaki karanlık güçler şunu bilmelidir ki; milletimi bölemeyeceksiniz, bayrağımızı gönderden indiremeyeceksiniz, ezanlarımızı susturamayacaksınız.” diye konuştu.

    “Karanlık güçlerle birlikte domino taşı etkisi yapmak istediler.”

    Panelin moderatörlüğünü üstlenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Turan Gökçe, Türkiye’nin 15 Temmuz’da asra bedel bir direniş örneği sergilediğini vurguladı. Ömer Halis Demir gibi kahramanların, saniyeler sonrası öleceklerini bile bile vatan için kendilerini namluların önüne atmaktan çekinmeyerek bir kurtuluş destanı yazdıklarını kaydeden Prof.Dr. Gökçe, “Milletimiz öleceksek bugün ölelim, yoksa yaşamayalım, parolasıyla istiklal ve istikbal mücadelesi verdi. FETÖ yeni çıkan bir örgüt değil, 40 yıllık bir mazisi var. Arkasındaki karanlık güçlerle bir domino taşı etkisi yapmak istediler. Darbedeki yıkımlarının ardındaki sürece baktığımızda ülkemizdeki üzerindeki baskıların arttığını görmekteyiz.” dedi.

    “İşgal girişimini milletçe püskürttük.”

    Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, Türkiye’nin birçok darbeye maruz kaldığını ama 15 Temmuz’un darbeden de öte bir işgal girişimi olduğunu söyledi. Öztürk, meclisin hemen arkasındaki evinden şahit olduğu darbe gecesinde yaşadıklarını aktardı:

    “Mecliste gece yarısı biten görüşmelerin yorgunluğu üzerimdeydi. 19.30 gibi meclisin hemen arkasındaki evime geçtim. Havada da kasvet var. Bir anda evimin üstünden savaş uçağı geçti. Bir, iki, üç derken; ilk başta 30 Ağustos için hazırlık yapıyorlardır diye düşündüm. Balkona çıktım.  Savaş uçakları, Çankaya üzerinden indi, sonra Mamak tarafından büyük bir uçak geçti. Sonradan öğrendiğimizde tanker uçağıymış. TV’de alt yazıda bir şey yok. Üstümüzde uçaklar dönüyor. Büyük bir saldırı ihbarı alındığını, savaş uçaklarımızın meclisi koruyacağını düşündüm. Aklınıza gelmiyor ki; kendi F16’larınız sizi bombalayacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Özel Kalemde çalışan yakınım ile görüşürken darbe olduğunu, askerlerin binayı bastığını aktardı. Hemen meclise doğru çıktım.  Meclisin girişinde helikopter üzerimize füze attı. İçeri giremedim. TBMM’ye Genelkurmay’a atılan bombaları sivillere açılan atışları gördüm. Düşman askerine bile böyle zalimce saldırılamaz. Başta Cumhurbaşkanımız, milletimiz,  hükümetimiz, muhalefet, iktidar direnerek bu hain işgal hareketini püskürttük. Gecenin 3’ünde planlarını ortaya koysalardı yüzbinlerimiz şehit olurdu. Ama yine onları püskürtürdük. Mecliste siyasi tartışmalarımız olur, kavga ederiz ama vatanımız söz konusu olunca tek yürek oluruz”

    “FETÖ, batının oryantalist bir projesi.”

    Diğer panelist İKÇÜ Rektör Yardımcısı ve İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Saffet Köse FETÖ’nün dışa takiyeci, içe karşı da gizemli bir din olgusu sergilediğini belirtti. Prof.Dr Köse, örgütün her kesime şirin gözüken bir imaj çizerek insanları tuzağa düşürdüğünü vurguladı. Köse, “Laik kesime karşı ılımlı İslam algısıyla vitrine çıkıyor. Altan kardeşler vs. ile programlar yapıyorlar. Diğer dinlere, dinler arası diyalogla, Müslüman olmasa da ehli kitaptan olan insanların cennete girebileceği tartışmalarını ortaya çıkartıyorlar.  Yurtdışında okunan ezanlarda, "Eşhedu En La İlâhe İllâllah” deyip ‘Muhammedün Resulullah’ ifadesini kaldırıyorlar. Söylemleri takiyenin tam karşılığı.  Bu örgütü FETÖ’nün rüya üzerinden insanları yönettiği gibi basit çözümlemelerle irdeleyemeyiz. Sınav sorularını çalan, adam öldüren, hırsızlık yapan sapkın bir inanç sistemi. Bunun temelinde cehalet var. İnsanlara sağlıklı bir din eğitimi vermezseniz bu tür yapılar her zaman olur. FETÖ bir oryantalist projeydi. Arkasındaki karanlık güçler FETÖ’den ümidi kestiklerinde, işlerinin bittiğini anladıklarında başka planlarını devreye sokacaklardır.” dedi.

    “Emperyal güç FETÖ”

    Örgüt yapısıyla ilgili çözümlemelerde bulunan İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. Selçuk Türkyılmaz, FETÖ oluşumunu, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan travmanın tetiklediğini söyledi. Türkyılmaz, “Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’nda mağlup oldu. Yerine Cumhuriyetimizi kurduk. Ama muazzam bir mağlubiyet aldık. Batı dışındaki tüm devletlerin de mağlup olduğunu görebiliriz. Çünkü son kale Osmanlıydı. Bizim medeniyetimiz tarih dışına itildi. Yaşanılan mağlubiyetlerin zihnimizde oluşturduğu travmalarla batıya yaklaştık. Batılılaşma batının üstünlüğü kavramını zihinlere taşıdı. FETÖ ve benzer grupların da coğrafyasına nasıl ihanet ettiklerini bu açıyla anlamlandırabiliriz.” diye konuştu.

    “Batı emperyalizminin bağımsızlığımıza karşı açtığı bir savaş”

    90’larda tüm dünyada gladyonun çözüldüğünü ancak Türkiye’deki gladyonun çözümlenemediğini belirten Türkyılmaz, “Bu süreçte insan kaynakları ve düşünce malzemesini içimize organize ederek sızdılar. Sürecin ticari ve sanayi boyutu da var, bu çok yönlü bir kuşatmaydı. Örneğin 80’lerde gençler başörtüsü yasaklarını protesto etti. FETÖ o ana kadar herhangi bir cami konuşması yapmadı. Bu hain, 1988’de Hisar Camisinde ortaya çıkıyor. ‘Beyazıt’taki Başörtülü kızların eylemelerde örtüsünü kaldırırsanız altından sakallı erkekler çıkar’ diyor. Bunu nereye koyalım? 91 Körfez Savaşı döneminde İslam medeniyeti eserleri açısından ABD güçleri tarafından önemli bir katliam yapılıyor. Yine o zamana kadar FETÖ’yü görmüyoruz. Ne zaman Saddam Tel-Aviv’e füze attı, çıktı,  dedi ki; ‘Ben her gece Yahudi İsrailli çocuklar için gözyaşı döküyorum. ‘ Bu konuşmasıyla Yahudi sermayesine göz kırptığını görüyoruz. 28 Şubat sürecinin bir numarası bana göre Fethullah Gülen’dir. Ülkemiz ekonomik krizle mal varlığının çoğunu kaybetti. Bir uçurumun kenarına gelindi. 2007’de, FETÖ’cüler milli iradeye karşı ABD’lilerle Ergenekon sürecini manipüle etti. Dershaneler, Gezi, 17- 25 Aralık, MİT tırları hadiselerinde sürekli köşeye sıkıştılar. Yaşanan tüm hadiseleri Batı emperyalizminin bağımsızlığımıza karşı açtığı bir savaş olarak görmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Etkinlik, İKÇÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı  Doç. Dr. Fikri Salman’ın koordinatörlüğünde açılan “Fotoğraflarla 15 Temmuz” konulu serginin gezilmesi ile son buldu.

     

     

     

  • REKTÖR PROF.DR.AKHAN’DAN KAMPÜS İNCELEMESİ

    REKTÖR PROF.DR.AKHAN’DAN KAMPÜS İNCELEMESİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Galip Akhan, kampüs alanı içinde devam eden çevre düzenlemeleri ve yeşil alanlarda incelemelerde bulundu.

    Kampüs Rektörlük Binası önünden başlayan kampüs incelemesine, Rektör Yardımcıları Prof.Dr. İbrahim Kocabaş, Prof.Dr. Saffet Köse, Rektör Danışmanı Doç.Dr. Fikri Salman, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun, Destek Hizmetleri ve Güvenlik Birimi Şube Müdürü Ercan Gündoğdu eşlik etti.

    Rektör Prof.Dr. Galip Akhan yetkililerden bilgi alarak, kampüs alanında yapılan onarım tadilat işlerini yerinde denetledi, çalışmaların hızlandırılmasını istedi.

    Çalışmalarda her detayın düşünülmesi gerektiğini ifade eden Rektör Prof.Dr. Akhan, yönetim olarak özellikle yapımı devam eden inşaat çalışmalarının tamamlanması, çevre düzenlemeleri ve yeşil alanların arttırılması konularının üzerinde hassasiyetle durduklarını vurguladı.

    Yeşil alanların ve düzenlemelerin bitmesiyle, kampüs alanının çok daha güzel ve örnek bir görünüme kavuşacağını belirten Prof.Dr. Akhan, İKÇÜ Ailesinden gelen her türlü istek, şikâyet ve çözüm yollarının önemle değerlendirildiğini kaydetti.

    Prof.Dr.Akhan, “Kampüsümüzdeki çalışmaları çok yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki yıllar içerisinde burası çok canlı, yemyeşil bir kampüs alanı olacak” dedi

    Destek Hizmetleri ve Güvenlik Birimi Şube Müdürü Ercan Gündoğdu da devam eden çalışmaların içeriği ile ilgili bilgiler aktardı.

  • REKTÖR AKHAN’A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ

    REKTÖR AKHAN’A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlük Çalışanları, Rektör Prof.Dr. Galip Akhan’a doğum günü sürprizi yaptı. 

    Pasta ile toplantı salonuna gelen idari personel, Rektör Akhan’ın yeni yaşını kutladı ve sağlıklı bir ömür dileğinde bulundu.

    Sürpriz kutlama nedeniyle mutluluğunu ifade eden Rektör Prof.Dr. Akhan, “Oldukça şaşırdım ve mutlu oldum. Değerli personelimizin nezdinde tüm İKÇÜ Ailesine sevgilerimi sunuyorum. Allah hepimize hayırlı ve sağlıklı bir ömür nasip etsin” dedi.

    Rektör Akhan’a iyi dileklerini ileten çalışanlar ise kendisine başarılı ve sağlıklı bir ömür dileklerini iletti.

    Rektör Prof. Dr. Galip Akhan, 55’nci yaş gününü unutmayarak kendisine sürpriz yapan tüm personele teşekkür etti.

  • İKÇÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ’NDE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    İKÇÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ’NDE BAYRAK DEĞİŞİMİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde bayrak değişimi yaşandı. İki yılı aşkın bir süredir Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlık görevini yürüten Prof. Dr. Mehmet İrfan KARADEDE, görevi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bora BAĞIŞ’a devretti.

    2012 yılından itibaren üniversite bünyesinde görev yapan Prof. Dr. BAĞIŞ’a yeni görevinde başarılar diler,  Prof. Dr. KARADEDE’ye emeklerinden ötürü teşekkür ederiz. 

     

  • İKÇÜ TÖMER 3.DÖNEM MEZUNLARINI UĞURLADI

    8 AYDA TÜRKÇEYİ ÖĞRENDİLER

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi’nde (İKÇÜ TÖMER) 8 ay eğitim görerek Türkçe’yi başarıyla öğrenen uluslararası öğrenciler için tören düzenlendi.

    İzmir’e üniversite okumak için gelen, Tacikistan’dan  Azerbaycan’a, Gürcistan’dan Somali’ye, toplam 20 ülkeden 33 kültür elçisi  mutluluğunu hocalarıyla ve arkadaşlarıyla paylaştı.

    İKÇÜ TÖMER’in üçüncü mezunları için düzenlenen törene Rektör Yardımcısı, İKÇÜ TÖMER Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe, Dış İlişkiler Koordinatörü ve İzmir Uluslararası Misafir Öğrenci Derneği Başkanı Doç. Dr. Mehmet Çevik, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İzmir Koordinatörü Selvet Çetin, İKÇÜ TÖMER Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Selçuk Türkyılmaz ile akademisyenler katıldı.

    “Zoru başardılar.”

    Törende konuşan Rektör Yardımcısı, İKÇÜ TÖMER Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe, Türkçe’nin grameri en zor olan dillerden bir tanesi olduğunu,  Türkçe’ye uzak kişilerin bu dili öğrenmesini zorlaştıracak çok fazla nokta olduğuna dikkat çekti.

    İKÇÜ TÖMER öğrencilerinin bu zorluğu kısa sürede aştığını aktaran Prof.Dr. Gökçe, “Dünyanın başka bölgesinden Türkiye’ye gelip Türkçe’yi konuşmak, duygularını bu dille ifade etmek çok zordur. Bunu 8 ay gibi kısa bir zaman zarfında başarıyla öğrenmek takdiri şayan bir durumdur. Öğrencilerimizi ve özveriyle çalışan hocalarımızı da ayrı ayrı tebrik ediyorum. Görüyorum ki  öğrencilerimiz kısa zaman diliminde Türkçe’yi başarıyla öğrenmişler ve yaşamları boyunca da Türkçemizin zenginliklerini öğrenmeye devam edecekler.” diye konuştu.

    “Türkçe’yi öğrenmek, Yunus’un dilini öğrenmek demektir.”

    Misafir öğrencilerin Türkçe’yi öğrenirken kültürümüze dair de birçok şey öğrendiğini kaydeden Prof.Dr. Gökçe, “Türkçe esas itibariyle sevgi dilidir. Türkçe’yi öğrenmek demek Yunus Emre’nin dilini öğrenmek demektir. O’ndan birkaç dörtlük okuduğunuz da kendinizi mutlu hissedersiniz. Çünkü bugünün dünyasının dünden çok daha fazla sevgiye, dostluğa, barışa ihtiyacı var. Yunus’un dilini, memleketlerinize döndüğünüzde taşırsanız, kendi dilinizle kaynaştırırsanız, dünyada kötü giden hadiselerin de önüne geçersiniz.” dedi.

    “Bizler de sizlerin kültürüyle ilgili çok şey keşfettik.”

    Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) İzmir Koordinatörü Selvet Çetin de eğitim alan kültür elçilerinin öz verili çalışmalarına dikkat çekti. Gençlerin, Türkiye’ye geldiklerindeki telaşlı hallerini, Türkçe öğrenerek üzerlerinden attıklarına vurgu yapan Çetin, “Buraya ilk geldiğinizdeki o şaşkın, tedirgin halinizi hatırlıyorum.  Belki farklı bir dil, farklı bir kültürle ilk kez buluştunuz. Ama bu tedirginliği 8 ay gibi kısa sürede Türkçe’yi başarıyla öğrenerek üzerinizden attınız. Burası bir gül bahçesi gibi bir kültür bahçesi oldu. Sizler bizim kültürümüzle ilgili, medeniyetimizle ilgili birçok şey öğrenirken; bizler de sizlerin kültürüyle ilgili çok şey keşfettik. Bundan sonraki süreçte artık üniversite eğitiminizi Türkçe tamamlayacaksınız. Umuyorum ki ülkelerinize döndüğünüzle Türkçe ile Türkiye’yle ve bizlerle olan bağınız hiç kopmaz. “ şeklinde konuştu.

    “Kocaman sandığımız dünya, aslında küçücükmüş.” 

    18 ay önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Afganistanlı Ahmad Faisal Safi ise farklı dil ve kültürlerin elçisi olarak Türkçe öğrenme paydasında İKÇÜ’de buluştuklarını anlattı.  İKÇÜ’de Uluslararası İlişkiler eğitimi alan Faisal Safi duygusal bir konuşma yaptı. Safi,  “Ülkemde yaşanan sıkıntılı zamanlarda buradaki arkadaşlarım bana hep destek oldu. Bunu unutamam. Afganistan’dan buraya geldiğimde tüm hocalarımız bizi sevgiyle karşıladı. Tıpkı anne şefkati sıcaklığıyla her türlü sıkıntımızla yakından ilgilendiler. Hocalarımızın hoşgörüsünü, burada geçirdiğimiz zamanları hiçbir zaman unutmayacağız. Buraya geldikten sonra anladım ki; kocaman sandığımız dünya aslında küçücükmüş.  Küçük sınıfımızda kurduğumuz, bu sevgi dolu dünyamızdaki dostluklarımız devam edecek. Burada olmaktan çok mutlu olduk.” dedi.

    Konuşmaların ardından, Türkçe Yeterlilik Diploması alan uluslararası öğrencilere mezuniyet belgeleri takdim edildi.

     

     

     

  • ÖĞRENCİLER İKÇÜ’YE A+ VERDİ

    ÖĞRENCİLER İKÇÜ’YE A+ VERDİ

    Üniversiteler öğrenci memnuniyeti açısından araştırıldı. 108’i devlet 164 üniversitedeki 13 bin 694 öğrenciyle yüz yüze görüşüldü. Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması raporuna göre 45 üniversite, öğrencilerin beklentilerini “çok yüksek ve üst düzeyde” karşılıyor. O üniversiteler arasında, 2010 yılında “İzmir’in En Genç Devlet Üniversitesi” sloganıyla kurulan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi de var. “Öğrenim Deneyimi Tatminkârlığı”, “Akademik Destek ve İlgi”, “Kişisel Gelişim ve Kariyer Desteği” sıralamalarında ilk ona girmeyi başaran İKÇÜ, Devlet Üniversitelerinin Genel Memnuniyet Sıralamasında A+ puanıyla 11. sıraya yerleşti.

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Cemil Yücel ve Prof. Dr. Engin Karadağ tarafından, Türkiye'de lisans düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin deneyimlerini ve memnuniyetlerini anlama, üniversitelerin daha fazla öğrenci merkezli olma yolunda ilerlemelerine katkı sağlama amacıyla ilki geçen yıl hazırlanan Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması’nın (TÜMA) 2017 raporu yayınlandı. 

    13 BİN ÖĞRENCİYE SORDULAR 
     

    108 devlet 56 vakıf üniversitesi olmak üzere 164 üniversitedeki 13 bin 694 öğrenciyle yüz yüze görüşüldü. Raporda üniversiteler eğitim ve öğretim kalitesi, yerleşkelerdeki yaşamın doyuruculuğu, öğrencilere sağlanan akademik destek ve ilgi, yönetim ve işleyiş, öğrenme imkân ve kaynaklarının zenginliği ile öğrencilere sundukları kişisel gelişim ve kariyer destekleri açısından 6 ana başlıkta incelendi. Öğrencilerin üniversitelerden memnuniyetleri A+, A, B, C, D ve FF şeklinde sıralandı. 
     

    A+ SEVİYESİNDEKİLER 


    Özyeğin, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Sabancı, Koç, Abdullah Gül, İhsan Doğramacı Bilkent, Acıbadem, İstanbul, Kadir Has, Akdeniz, MEF, İstanbul Bilgi, İstanbul Teknik, Galatasaray, Boğaziçi, Gebze Teknik, Süleyman Demirel, Karadeniz Teknik, İzmir Kâtip Çelebi, İstanbul Bilim, Piri Reis ve İzmir Ekonomi üniversiteleri, gençlerden A+ aldı. 

    EN MUTLU; TIP ÖĞRENCİLERİ
     

    Raporda; tıp, diş hekimliği ve eğitim fakültelerinde okuyan öğrencilerin memnuniyet düzeyinin yüksek olduğu ortaya konuldu. En yüksek memnuniyetsizlik ise fen-edebiyat, orman, ziraat ve turizm fakültelerinde okuyan öğrencilerde görülüyor. Eğitim öğretim başlığında 30 üniversite yüksek düzeyde tatmin edici bulundu.  Bu üniversitelerin ilk 10'u sırasıyla; 
    İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Özyeğin, Acıbadem, Sabancı, Galatasaray, İzmir Kâtip Çelebi, Abdullah Gül, İhsan Doğramacı Bilkent, Koç ve İstanbul Bilgi.


    ÖĞRENİM DENEYİMİ TATMİNKÂRLIĞI

    Araştırma sayesinde hangi üniversitelerin öğrencilerin gözdesi olduğu da ortaya çıktı. Öğrencileri en fazla memnun eden 45 üniversite var. Araştırma sonuçlarına göre İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin en iyi olduğu alanlardan biri de; “Öğrenim Deneyimi Tatminkârlığı”. 164 üniversitenin dahil olduğu listede 6. sıraya yerleşen İKÇÜ, A+ puanıyla 2016 sıralamasındaki yerini, iki rakam üste taşımış oldu.

    AKADEMİK DESTEK VE İLGİ

    Gençlerin en çok önem verdikleri konulardan biri olan “Akademik Destek ve İlgi” de araştırmanın önemli başlıkları arasında yer aldı. İKÇÜ yine A+ puanıyla 7. sıraya yerleşerek öğrencilerden tam puan aldı.

    KİŞİSEL GELİŞİM VE KARİYER DESTEĞİ

    İKÇÜ “Kişisel Gelişim ve Kariyer Desteği” sıralamasında ise 156 üniversiteyi geride bırakarak, 8. sıraya yerleşti. 108 devlet üniversitesinin baz alındığı araştırmada “Genel Memnuniyet Sıralaması” da yapıldı. 11. sırada yer alan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, 2016 yılı ile karşılaştırıldığında, öğrenci memnuniyetini de, üst sıraya taşımış oldu.

     

    TÜMA-2017:

    https://docs.wixstatic.com/ugd/779fe1_df4bc17412614459a0bc18222ca7e433.pdf

     

     

     

     

  • TURİZM FAKÜLTESİNİN İLK ULUSLARARASI DERGİSİ YAYINDA

    TURİZM FAKÜLTESİNDEN BİLİMSEL ATAK

    University Ranking By Academic Performance (URAP) Araştırma Laboratuvarınca yapılan ve dünya genelindeki üniversitelerin bilim alanları başarısını gösteren listede “Dünyanın en iyi 200’ü” arasında yer alan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, uluslararasılaşma hedefine katkı sağlayan çalışmalarına devam ediyor.

    İKÇÜ Turizm Fakültesi, hem bu hedef katkıda bulunmak hem de fakültelerinin bilimsel tanınırlığını arttırmak için ilk uluslararası dergisi “International Journal of Contemporary Tourism Research” ü DergiPark üzerinden yayına geçirdi.

    Yayın kurulunda yerli ve yabancı birçok akademisyenin yer aldığı dergi sayesinde Türk ve yabancı akademisyenler çalışmalarını bilim dünyası ile paylaşabilecek.

    ABD, Belçika, Almanya, İngiltere, Finlandiya gibi ülkelerden akademisyenlerin yer aldığı derginin Danışma Kurulu’nda İKÇÜ’den Doç.Dr. Zafer Öter, Doç.Dr. Volkan Altıntaş, Yrd. Doç. Dr. Evrim Mayatürk Akyol, Doğuş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Perran Akan, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Günlü Küçükaltan ve Doç. Dr. Olca Sürgevil Dalkılıç, Kocaeli Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emrah Özkul yer alırken; yayın kurulunda İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Atilla Akbaba ile Doç. Dr. Mehmet Emre Güler bulunuyor.

    ÜLKENİN TANINIRLIĞINA DA BÜYÜK KATKI

    İlk sayısının bilim dünyasıyla buluştuğu dergiyi, alanında öncü dergiler arasına sokmayı hedeflediklerini belirten Dekan Prof.Dr. Akbaba, üniversite ve fakültelerinin kurumsallaşması, bilimsel alanda daha saygın yer alması için çalıştıklarını söyledi. Bu anlamda bu derginin çok önemli bir adım olduğunu söyleyen Prof.Dr. Akbaba, web sayfalarının Türkçe ve İngilizce olarak sürekli güncellendiğini, bu sayede dünyanın herhangi bir yerinden öğrenci ya da akademisyenin fakülte hakkında her türlü bilgiyi kolaylıkla edinebileceğini kaydetti.

    LİSANS ÖĞRENCİLERİNE DERS KİTABI MÜJDESİ

    Sektörde lider turizm firmalarıyla iş birliklerini teker teker hayata geçirdiklerini de vurgulayan Prof. Dr. Akbaba, turizm öğrencilerine bir müjde verdi. Tüm akademisyenlerinin bilimsel katkısıyla ‘Turizm İşletmeciliği: Endüstriyel ve Yönetsel Boyutlar’ adında, lisans, yüksek lisans programlarında kullanılabilecek bir ders kitabı hazırladıklarını kaydeden Prof.Dr. Akbaba, “Kitabı, 2018-2019 akademik eğitim yılına yetiştirmeye çalışıyoruz. Bu kaynak Türkiye’nin her üniversitesinde kullanılabilecek bir ders kitabı niteliğinde olacak.” dedi.  

     

  • İKÇÜLÜ SAĞLIK NEFERLERİ KEP ATTI

    İKÇÜLÜ SAĞLIK NEFERLERİ KEP ATTI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, üçüncü dönem mezunlarını sağlık sektörüne coşkuyla uğurladı.

    4 yıllık emeğin sonunda diploma almaya hak kazanan 330 genç sağlıkçı, sevinçlerini aileleriyle paylaştı.

    Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar’ın ev sahipliğinde düzenlenen törene, Rektör Prof. Dr. Galip Akhan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Tokaç, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Karadede, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Tijen Kaya Temiz, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ertuğrul Deliktaş, İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Doç. Dr. Hurşit Apa, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Dr. Zehra Gençel Efe ile çok sayıda akademisyen ve konuk katıldı.

    Mezunlara seslenen Rektör Prof. Dr. Akhan, İKÇÜ hemşirelik programında bu yıl üçüncü mezuniyet heyecanını yaşarken, KHK ile İKÇÜ’ye geçiş yapan Fizyoterapi ve Sosyal Hizmetler Bölümlerinde ilk mezunların verildiğini ifade etti.

    “MEZUNLARIMIZ ÖVGÜYLE ANILIYOR”

    İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nden mezun olmanın sektörde artık bir tercih sebebi haline geldiğini kaydeden Prof. Dr. Akhan,  “Geçtiğimiz yıllara göz attığımızda, 300’e yakın mezun verdiğimiz hemşirelik bölümümüzde yarıdan fazla gencimiz kamuda çalışmaya başladı. Bizler, tüm mezunlarımızın çalıştıkları kurumlardan gelen olumlu yansımalarla mutlu oluyoruz. İKÇÜ mezunu olmak artık tercih sebebi haline geldi. Bu başarıda imzası olan her biri ulusal ve uluslararası anlamda alanlarında en iyi olan öğretim üyesi ve öğretim elemanı arkadaşlarıma ve tüm fakülte çalışanlarına teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.

    “ALINTERİNİZİN PARASAL KARŞILIĞI YOK”

    Sağlık hizmetinin parasal değeri olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Akhan, meslek sevgisinin her şeyden önce geldiğini belirtti. Prof. Dr. Akhan, “İnsanı sevmeden bu mesleği yapmanız mümkün değil. Her hasta; sırf insan olduğu için, insanlık onuru için saygıyı gerektirir.  Hastalarınızla aranıza, mesleğinizden başka bir şey koymayın. Önyargısız ve tüm insanlara karşı eşit mesafede durun. Din, dil, ırk, siyasal görüş ayrılığı gibi unsurlar sizi görevinizi yapmaktan alıkoymasın. ”diye konuştu.

    “EN MODERN SİMÜLASYON MERKEZİ İKÇÜ’DE AÇILACAK”

    Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar, sağlık ordusunun vazgeçilmez öğeleri hemşire, fizyoterapist ve sosyal hizmet uzmanı 330 genci sektöre kazandırmanın mutluluğunu paylaştıklarını vurguladı. Prof. Dr. Dündar; eğitim gücüne güç katacak ve İzmir’de tek olacak Türkiye’nin en modern simülasyon merkezlerinden birinin, yakında İKÇÜ bünyesinde açılacağının müjdesini de verdi.

    “GÜLER YÜZLÜ OLUN”

    Gençlere önemli tavsiyelerde de bulunan Dekan Prof. Dr. Dündar, “Çalışma hayatınızda fedakarlık, empati, hasta haklarına saygı,  güler yüz, dürüstlük, liyakat, mükemmeliyetçilik, ekip ruhu ana prensipleriniz olsun. Asla ve asla aklınızı ve vicdanınızı kimseye esir etmeyin. Bu vesile ile tarihimize adını altın harflerle yazdıran, kahramanca hizmet veren, gazilik ve şehitlik mertebesine ulaşan sağlık çalışanlarımız başta olmak üzere tüm gazi ve şehitlerimizi rahmetle anıyorum.” diye konuştu.

    BAŞARILI MEZUNLARA ÖDÜL

    Mezuniyet kütüğüne ismini çakan fakülte birincisi Hemşirelik bölümü öğrencisi Gülay Karatay da yaptığı konuşmada; eğitim açısından dolu dolu geçen dört yılın ardından mezun olmanın haklı gururunu paylaştıklarını söyledi. Karatay ile fakülte ikincisi Gökşen Polat ve fakülte üçüncüsü Emire Tüfekçi’ye Türk Hemşireler Derneği ile Acil Hemşireleri Derneği adına hediye takdiminde bulunan Dekan Yardımcısı Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yasemin Tokem ayrıca İzmir Kâtip Çelebi, Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri’nin Hemşirelik bölümlerinin katılımıyla gerçekleştirilen “Hemşire Öğrenciler Yarışıyor” Bilgi Yarışmasında birinci olan Cüneyt Şen, Merve Günbaş, Gülşah Uzundağ, Yusuf Gazel Aynacı ve Bahar Elvan’dan oluşan İKÇÜ takımına ödül ve madalyalarını vererek tebrik etti.

    KEPLER ATILDI

    Eğitmen İsmail Kasap ve Çağlar Nakışlı yönetimindeki İzmir Dans Akademisi Kültür ve Sanat Topluluğunun sergilediği zeybek gösterisi beğeni toplarken; salonu dolduran İKÇÜ Ailesi, Fizyoterapi ve Rehberlik Bolumu mezunlarından oluşan müzik grubunun seslendirdiği şarkılarla coştu.

    Genç sağlıkçılar hep bir ağızdan meslek andını içip kep atarak, İKÇÜLÜ birer sağlık neferi olarak camiaya ilk adımlarını attı.

  • Mühendislik camiasının en genç Mühendisleri kep attı

    İKÇÜ MÜHENDİSLİKTE MEZUNİYET COŞKUSU

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde mezuniyet coşkusu yaşandı.

    Biyomedikal Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Elektrik Elektronik Mühendisliği, Harita Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği bölümlerinden mezun 53 mühendis, kep atarak sektöre merhaba dedi.

    Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Akan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene katılan aileleri de en az mezunlar kadar heyecanlıydı.

    Onların heyecanına Rektör Prof.Dr.Galip Akhan, Rektör Yardımcıları Prof.Dr.Turan Gökçe, Prof.Dr.İbrahim Kocabaş, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Dr.İrfan Karadede, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Ertuğrul Deliktaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Atilla Akbaba, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Semih Engin, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Fikri Salman, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Mehmet Ertuğrul Solmaz, akademik ve idari personel ile çok sayıda konuk da ortak oldu.

    “Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayımız sekiz”

    Rektör Prof. Dr. Galip Akhan,  genç mühendislerin yüzde yüz İngilizce eğitim veren ve AB ortalamasının üstünde eğitim imkanlarına sahip bir fakülteden mezun olma ayrıcalığını yaşadıklarını söyledi. Prof.Dr. Akhan, “Fakültemizde tüm bölümlerimizde en az 5 öğretim üyesi bulunmaktadır. Öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayımız 8’dir. Bu rakama Türkiye ortalamasının: 29;  AB ortalamasının:20;  ABD ortalamasının: 15 olduğu gerçeğiyle bakarsak üst düzey bir eğitim aldıklarını anlayabiliriz. İngilizce eğitim dili, alanında donanımlı öğretim üyeleri, üniversite-sanayi iş birliği, girişimciliğe teşvik, uygulama ve üretime yönelik eğitim anlayışı fakültemizi uluslararası standartlara taşımaktadır. Bu standartlarda mühendislerimiz de sektöre adımlarca önde giriş yapmaktadır.” dedi.

    “Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak gerekir.”

    Mühendisliğin ülkemizin geleceği için çok önemli bir meslek olduğunu kaydeden Rektör Prof.Dr. Akhan, teknoloji üreten ve geliştiren toplumların güçlü olduğunu, bu yüzden mühendislere ülkemizin geleceği adına önemli görevler düştüğünü belirtti.  Prof.Dr. Akhan, “Bilginin değerinin her şeyin üzerinde olduğu bu çağda, daima bilginin peşinde olun. Bugün, dünden daha çok akla ve bilime, dürüst ve vatansever insanlara ihtiyaç vardır. Ürettiğiniz eserler sizlerin kimlikleri olsun. Kalıcı olan, baki olan eserlerinizdir. Mesleğinizi severek, isteyerek yapın. Başarı arkasından mutlaka gelecektir. Devler gibi eserler bırakmak için karıncalar gibi çalışmak gerekir. Mezuniyetinizin ailenize, mesleğimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Mühendislik camiasının en genç Mühendisleri olarak sizleri sevgi ile selamlıyorum. Yolunuz açık olsun!” diye konuştu.

    “Eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir.”

    Meslektaşlarına seslenen Dekan Prof. Dr. Aydın Akan ise eğitimin ömür boyu devam ettiğinin altını çizerek; genç mühendislerin, fakültede aldıkları eğitimin meslek hayatlarında da devam edeceğini vurguladı. Prof.Dr. Akan, “Sizlere evrensel normlarda bir mühendislik eğitimi vererek, sizi ülkemizde ve dünyada araştırma-geliştirme, teknoloji üretme ve insanlığın refahını yükseltebilecek çalışmalar yapacak seviyeye ulaştırmayı hedefledik. Ancak eğitim hayat boyu devam eden bir süreçtir. Mühendis olarak görev alacağınız veya eğitiminize devam edeceğiniz kurumlarda, kendinizi yetiştirmeye ve geliştirmeye devam ediniz. Bulunduğunuz konumda yapabileceğinizin en iyisini başarmayı hedefleyiniz. Çalışkan, üretken, kendisine, ailesine, ülkesine, topluma ve dünyaya faydalı, sağduyulu bireyler olarak bizi ve ailenizi gururlandırmaya devam ediniz.” dedi.

    “Mezuniyet bizim için heyecan dolu yeni bir başlangıç.”

    Mezunlar adına konuşan fakülte birincisi, Biyomedikal Mühendisliği Bölümü öğrencisi Filistinli Mohammad Ghosheh, İKÇÜ’den dört dörtlük bir eğitim alarak mezun olduklarını söyledi.   Lisans hayatını başarıyla tamamlamanın haklı gururunu paylaştıklarını ifade eden Ghosheh, bu süreçte kendilerine emek veren başta aileleri olmak üzere tüm hocalarına teşekkür ederek; “Aslında mezuniyet bizim için heyecan dolu yeni bir başlangıç. Bu kapıdan çıktığımızda arkamızda bıraktığımız bu uzun yılları hep özlem ve saygı ile anacağız.” şeklinde konuştu.

    İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Levent Aydın’ın ney dinletisinin ardından fakülte birincisi Mohammad Ghosheh, fakülte ikincisi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Yavuz Buğra Gül ile fakülte üçüncüsü Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Yusuf Hakan Usta’ya plaket ve başarı belgesi takdim edildi.

    Hep bir ağızdan Mühendislik Yemini eden genç mühendisler, sektöre kep atarak mutlu bir başlangıç yaptı.






Başa Dön